Rehber Yazısı

Efes'ten Ötesi: Anadolu'nun Az Bilinen Antik Kentleri

Bergama'nın dik akropolünden deniz kıyısındaki Magarsus'a, Frigya'nın Apameia'sından Bizans'ın Amorium'una — kalabalıktan uzak, keşfedilmeyi bekleyen ören yerleri rehberi.

RRotadaş editör ekibiGüncelleme: Ağustos 20269 dk okuma15 durak

Efes ve Göbeklitepe gibi ünlü duraklar hak ettikleri kalabalığı çeker; ama Anadolu, tanıtım afişlerine girmemiş yüzlerce antik kentle de doludur. Bunların çoğu bakımlı bir bilet gişesi ya da kalabalık bir otopark olmadan, çoğu zaman yalnızca bir tabela ve bekçiyle karşılar sizi — ve tam da bu yüzden, iki bin yıl öncesiyle baş başa kalma duygusunu en saf hâliyle yaşatır. Bu yazıda Anadolu'nun daha az bilinen ama görkemli ören yerlerini bölgelerine göre topladık. Her durak Rotadaş rehberinde konumu ve tarihçesiyle kayıtlı.

Bu duraklarda çoğu zaman ne kafeterya ne de gölgelik bulunur; karşılığında ıssızlığın verdiği bir sessizlik ve düşünme alanı vardır. Yanınıza su, şapka ve rahat ayakkabı almak, bu keşiflerin ortak kuralıdır.

Anadolu'nun bu kadar çok antik kente ev sahipliği yapmasının nedeni coğrafyasıdır: üç kıtanın kavşağında, verimli ovaları, doğal limanları ve maden yataklarıyla bu topraklar, binlerce yıl boyunca kavimlerin ve imparatorlukların uğruna savaştığı bir ödül oldu. Hitit, Frig, Lidya, Yunan, Roma ve Bizans aynı vadilere art arda kentler kurdu; çoğu zaman biri yıkılınca taşları bir sonrakinde yeniden kullanıldı. Bugün bir tarlanın ortasında gördüğünüz birkaç sütun, aslında üst üste yaşamış birkaç uygarlığın ortak mirasıdır — ve asıl heyecan, bu katmanları kendi gözünüzle ayırt etmeye başladığınızda gelir.

01Ege: Efes'in Gölgesindeki Kentler

Bergama'nın yükseklerinden İon kıyısının koylarına.

Ege denince akla Efes gelir, ama kıyı boyunca ondan geri kalmayan kentler sıralanır. Bergama'da antik Pergamon iki ayrı yüzüyle görülür: dünyanın en dik antik tiyatrosunu barındıran Pergamon Akropolü, bir tepenin zirvesine kurulmuş kraliyet kentidir; eteğindeki Asklepion ise Antik Çağ'ın en ünlü sağlık merkezi, hekim Galen'in çalıştığı yerdir. Kıyıya inildiğinde Çeşme yakınındaki Erythrai Antik Kenti, denize bakan yamacındaki tiyatrosuyla; Menderes'teki Klaros Antik Kenti ise Apollon'a adanmış kehanet merkeziyle öne çıkar. Aliağa'daki Myrina ve Ödemiş'teki Neikaia, adını çoğu gezginin duymadığı ama tarihi katmanı derin duraklardır. Bu kentlerin ortak özelliği, İon uygarlığının denizle kurduğu yakın ilişkidir; hemen hepsi ya bir koya ya da bir liman ovasına bakar, çünkü ticaret ve kültür bu kıyıda gemiyle taşınırdı.

02Çukurova: Denize ve Ovaya Bakan Örenler

Adana kıyısında ve dağ eteklerinde saklı kentler.

Çukurova'nın verimli ovası ve kıyısı, tarih boyunca kentlerle doluydu. Karataş'taki Magarsus Antik Kenti, denizin hemen kıyısında tapınağı ve tiyatrosuyla, kıyı boyu bir gezinin en etkileyici durağıdır; Yumurtalık'taki Ayas Antik Kenti ise Orta Çağ'da önemli bir liman olan Aigeai'nin kalıntılarını taşır. İç kesimde, Tufanbeyli'nin yüksek yaylalarındaki Şar Örenyeri (Komana), ulaşması zor ama ıssızlığıyla ödüllendiren, antik Komana'nın kutsal kalıntılarıdır. Bu üç durak, Çukurova'nın yalnızca bir tarım ovası değil, kadim bir uygarlık coğrafyası olduğunu gösterir. Üstelik hepsi denize ya da nehre yakındır; çünkü antik dünyada bir kentin yeri, çoğu zaman suya ve ticaret yoluna olan mesafesiyle belirlenirdi.

03İç ve Kuzeybatı: Frigya'dan Bizans'a

Kervan yollarının ve imparatorlukların kentleri.

Anadolu'nun içi ve kuzeybatısı, farklı çağların başkentlerini saklar. Afyonkarahisar'ın Dinar ilçesindeki Apameia (Kelainai), bir zamanlar Anadolu'nun en büyük ticaret kentlerinden biriydi; Emirdağ'daki Amorium ise Bizans döneminin önemli bir kalesi ve kentiydi, bugün geniş bir kazı alanıdır. Kuzeybatıda, İzmit'teki Nikomedia Antik Tiyatrosu, Roma İmparatorluğu'nun bir dönem doğu başkenti olan Nikomedia'dan geriye kalan izlerdendir. Bursa'da ise göl kıyısındaki Gölyazı köyünün altında yatan Apollonia Ad Rhyndacum ve şehrin Antik Tiyatro'su, yaşayan bir yerleşimin altında sürüp giden antik katmanı hatırlatır.

04Güneydoğu'nun Sırrı

Yıldızlara tapınılan bir dağ tapınağı.

Güneydoğu'nun ören yerleri arasında en gizemlilerinden biri, Şanlıurfa'nın Tektek Dağları'ndaki Sumatar Harabesi'dir. Geç Antik Çağ'da gök cisimlerine tapan Sabiîlerin kutsal alanı olan bu ıssız yerleşim, kayalara oyulmuş kabartmaları, yazıtları ve gezegenlere adanmış tapınak kalıntılarıyla, bugün bile açıklanmayı bekleyen bir sır gibi durur. Göbeklitepe'nin ününün gölgesinde kalan bu durak, aynı coğrafyanın ne kadar katmanlı olduğunu gösterir; buraya ulaşmak biraz çaba ister ama ıssız platoda tek başına dolaşmak, unutulmaz bir deneyimdir. Sumatar, aynı bölgedeki Harran ve Göbeklitepe ile birlikte düşünüldüğünde, Şanlıurfa çevresinin neden "inançların doğduğu topraklar" olarak anıldığını somut biçimde gösterir; farklı çağların kutsal alanları burada birbirine birkaç saat mesafededir.

Ören yeri gezerken

  • Ulaşım: Bu kentlerin çoğuna toplu taşıma zordur; kendi aracınız yoksa en yakın ilçeden taksi ya da günlük tur en pratik çözümdür.
  • Zaman: Gölgesiz alanlardır; sabah erken ya da ikindi sonrası hem serin hem de fotoğraf için en iyi ışıktır.
  • Saygı: Kalıntıların üstüne çıkmayın, taş ya da seramik parçası almayın; bunlar kazı alanlarının bilimsel bütünlüğüdür.
  • Kombinle: Magarsus ile Çukurova kıyısı, Apameia ile Frig Vadisi, Sumatar ile Göbeklitepe aynı bölgede birleştirilebilir.

Az bilinen bir antik kenti gezmenin ayrı bir tadı vardır: kalabalık yoktur, ip çekilmiş güzergâh yoktur, çoğu zaman rehber bile yoktur — yalnızca siz, taşlar ve iki bin yıllık sessizlik. Efes ya da Bergama'yı görmek Anadolu'nun antik zenginliğinin yalnızca vitrinini görmektir; asıl derinlik, tabelası küçük, otoparkı olmayan bu ikinci sıra kentlerde saklıdır. Bir sonraki yolculuğunuzda haritada adını hiç duymadığınız bir "antik kent" işareti görürseniz, sapın ve bakın — çoğu zaman en güçlü tarih anları, en az beklediğiniz yerde, bir tarlanın ortasındaki birkaç sütunun dibinde yaşanır.

Bu yazı Rotadaş editör ekibi tarafından, rehberde kayıtlı doğrulanmış yerlere dayanarak hazırlanmıştır. Giriş ücretleri ve açılış saatleri zamanla değişebileceği için bilerek yazılmamıştır; güncel bilgiyi ziyaret öncesi ilgili kurumdan teyit edin.